16.NİSAN.2017 REFERANDUMU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER


 16.NİSAN.2017  REFERANDUMU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER                                                                                                

16 Nisan Referandumunda değişikli 18 madde ile sınırlı tutuldu?

Daha kapsamlı Anayasa değişikliği yapılmasının gereli olduğuna inanıyorum. Kanaatimce MHP ile uzlaşabilmek ve ileride daha kapsamlı bir değişikliğe zemin oluşturmak için sınırlı tutulmuş olabilir diye düşünüyorum.

AK PARTİ ve TAYYİP ERDOĞAN aleyhine sonuçlara neden olma ihtimali olduğu halde neden Anayasada değişikliği yapıldı?

Hayır cephesi her ne kadar ‘’Bu Değişikliğin Tayyip Erdoğan için ‘’ yapıldığını ana tema olarak söylese de sonuç itibariyle AK PARTİ VE TAYYİP ERDOĞAN için risk taşımaktadır. Zira ;

  • Önümüzdeki seçimlerde AK PARTİ’ nin seçileceği kesindi, ama şimdi kesin değil,
  • Cumhurbaşkanı zaten seçim ile, hem de daha az bir oy oranı ile seçiliyordu,
  • Ayrıca ‘’Başkanlık Yetkilerine’’ sahipti,
  • Binali Yıldırım Hükümeti ile son derece uyumlu çalışıyordu,

Bütün bunlar bilindiği halde REFERANDUM kararının tamamen MİLLİ ihtiyaçlardan kaynaklandığına ve şahsi amaçları olmadığına inanıyorum.

Evet-Hayır cepheleri kimlerden oluşmaktadır?

  1. % 51,5 Evet cephesi :

    AK Parti-HÜDA PAR-MHP ( Merkez Yönetimi)

  1. %48,5 Hayır cephesi:
  • Siyasi Partiler : CHP-MHP( Muhalif kesim)-SP-BBP-MP-HDP-BTP
  • AK PARTİ içerisinde şahsi ikbalinden ümidini kesenler ve ayrılanlar : (İsimleri tarafımızca ve   kamuoyu tarafından bilindiğinden ayrıca yazmaya gerek görmediğimiz şahıslar.)
  • Osmanlıdan bu güne Türkiye üzerinde vesayet kurmuş olan devletler ve bağlantılı güçler. Özellikle  ABD-İngiltere-İsrail (Siyonizm)-AB ve üye ülkeleri.
  • FETÖ Mağdurları ve yakınları.
  • Statükodan nemalanan gruplar.
  • Maddi varlıklarımızı sömüren, ekonomik vesayet grupları.
  • Siyasi vesayet ve statüko taraftarları.
  • Hukukun üstünlüğüne karşı olmalarına rağmen hukuki kargaşadan nemalanan Hukuki vesayet taraftarları.
  • Oligarşik Bürokrasinin ve buna yol açan mevzuatın sona ermesi ile vesayetlerini, pozisyonlarını kaybedecek olan BÜROKRATLAR.
  • Bir kısım Medya sahipleri ve köşe yazarları.
  • Din istismarı ile şahsi güç peşinde olan Cemaatler-Tarikatlar.
  • Vesayetlerini, pozisyonlarını kaybedecek olan sivil toplum kuruluşları, meslek teşekkülleri, sendikalar ve liderler.

Referandum sonrası iç ve dış  ŞER güçlerin muhtemel ihanet planları neler olabilir ?

Osmanlıdan bu güne Türkiye üzerinde vesayet kurmuş olan devletler ve bağlantılı güçler. Özellikle ABD-İngiltere-İsrail (Siyonizm)- AB ve üye ülkeler 15.Temmuzda uğradıkları hezimet sonrasında Referandum sürecinde SİLAHSIZ DARBE prosedürü uygulayarak adeta gelecek yıllarda uygulayacakları stratejiyi ortaya koymuşlardır.

Bu stratejinin ana hatları özetle şunlardır:

  • Tayyip Erdoğan ‘’diktatörlük-tek adamlık-padişahlık ’’ yaftaları ile yıpratılmaya çalışılarak AK PARTİ teşkilatları ve tabanından ayrıştırılmaya çalışılacaktır.
  • Tayyip Erdoğan üzerinden DEVLET DÜŞMANLIĞI yapılmaya devam edilecektir.
  • İktidara karşı ‘’ güçlü bir direniş hareketi ’’ başlatılabilmesi için inandırılan guruplardan eylemci örgütler oluşturarak ‘’sivil itaatsizlik ‘’ teşvik edilerek ’DARBE’’ için hazırlayabilirler,
  • Toplumun FAY HATLARI’NI harekete geçirmek düşünce-etnik-siyasi farklılıkların birbirlerine güvensizlik ve husumetlerini artırarak kaos ve kargaşa çıkartabilirler ve hatta terör eylemleri yapabilirler.
  • Toplum; kargaşa ve kaostan ‘’ yabancı güçlerin yardım ve desteği ‘’ ile çıkmanın mümkün olabileceğine inandırılması için iç ve dış medyada ‘’psikolojik harekat ’’ başlatılabilir.
  • Bunun başarıya ulaşması ile birlikte DIŞ GÜÇLER harekete geçerek; ambargolar ve baskılarla iktidarın çaresiz bırakılması, federal bir yapı oluşturularak Türkiye’nin bölünmesi, kukla yönetimlerle bölgemizin yönetilmesi ve askeri birlikler konuşlandırılacak desteklenmesi gibi ihanet planlarını devreye sokmaları muhtemeldir.

Devletimizin ve ‘’ Vatanperver-Milli-Yerli olan ’’ olanların yapması gereken hususlar nelerdir?

Referandum sonuçları itibariyle EVET-HAYIR cephelerinde yer alan Vatanperver-Milli-Yerli olan, bağımsız düşünebilen bu milletin öz evlatlarına önemli görevler düşmektedir. Bu itibarla önümüzdeki dönemde yapılması gereken hususlar şunlardır:

  1. Referanduma kadar zaten TAYYİP ERDOĞAN TARAFTARLARI VE KARŞI OLANLAR şeklindeki cepheleşmenin yumuşatılması ve zamanla bitirilmesi gerekmektedir.
  2. Hayır cephesi artık Tayyip Erdoğan üzerinden DEVLET-MİLLET düşmanlığı yapanlara alet olmadan çalışmalarını sürdürmelidir. FETÖ ile dış güçlerin dümen suyuna girerek Tayyip Erdoğan üzerinden DEVLET DÜŞMANLIĞI yapmak gafletinden kurtulmaları gerekmektedir.
  3. AK PARTİ ismi ile müsemma; ADALET VE KALKINMANIN Partisi olmalı, her türlü kayırmacılığı, haksız kazancı ortadan kaldırmalı, farklı görüşlere dikkat etmeli, kimseyi ötekileştirmemeli, liderini putlaştırmamalıdır.
  4. Her türlü vesayet odakları ( Asker-bürokrasi-hukuk-sendika-meslek teşekkülleri-cemaat-tarikat-siyasi-dış kaynaklı) tamamen temizlenmeli ve yeni vesayet odakları oluşması engellenmelidir.
  5. Toplumsal ve siyasi uzlaşma ile ‘’Uyum Yasaları’’ bir an önce çıkartılmalı, böylece Anayasa değişikliğinde muğlak kalan hususlar kanunlarla netleştirilmelidir.
  6. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde İKİLİ PARTİ sistemi ile yönetilecektir.

Bu nedenle Bu güne kadarki MUHALEFET BOŞLUĞU bundan sonra devam etmemelidir.

Parlamenter sistemin gereği olarak bir-çok partinin birbirine ‘’muhalefeti ‘’ üzerine kurgulanan ve YENİ LİDERLERİN çıkmasını engelleyen yapı yerine artık Başkanlık sisteminde ‘’Uzlaşma ve İttifaklar’’ esas olacaktır.

Bu nedenle liderlerin ve siyasi vesayet taraftarlarının şahsi ikbali, kaprisi, asabiyeti ve egoizmi yüzünden oluşan siyasi istikrarsızlık ortadan kalkmalıdır.

  1. İktidar-Muhalefet ( Evet- Hayır cepheleri ) her şeyden önce toplumda UZLAŞMA KÜLTÜRÜNÜN yerleşmesini sağlamak gerekmektedir. Artık ihtilaf kültürü yerine İTTİFAK KÜLTÜRÜ geliştirilmelidir. AK PARTİNİN doğuşuna zemin oluşturan en önemli faktörlerden birinin ERBAKAN-TÜRKEŞ-YAZICIOĞLU-EDİBALİ ittifakı olduğu unutulmamalıdır.
  2. İkili sistem gereği TEK liderin yeterli olmayacağı için İKİNCİ bir liderin ortaya çıkması, ikili sistemin işlemesi için önemli hale gelmiştir. Bu nedenle ‘’ Uyum Yasları ‘’ ikinci liderliğin’’ oluşmasına zemin hazırlamalıdır. Aksi halde TEK liderin belirlediği ve atamasını yaptığı EMANETÇİLER ortaya çıkacaktır. CHP gibi köklü gelenekleri olan partinin LİDER çıkartamadığı ve emanetçi olarak KILIÇTAROĞLUNUN Genel Başkanlığa getirildiği unutulmamalıdır.
  3. EVET-HAYIR cepheleri kendi içindeki farklı gruplarla uzlaşma içerisinde ilmi çalışmalar yapmalı, toplantılar düzenlemeli, anketler yaparak milletin görüşleri alınmalı ve politikalarını buna göre geliştirmelidir.
  4. Yeni Türkiye Vizyon ve Misyonunu belirlemelidir. Buna uygun hedefler ve stratejiler geliştirmelidir.
  5. Milli ve Dini şuur geliştirilmeli, ABD-İngiltere-İsrail (Siyonizm)-AB ve üye ülkelerine karşı CİHAD ruhu daima canlı tutulmalıdır. Bunun için STK ve mensuplarının Milli ve Dini şuur ile yetiştirilmeleri sağlanmalıdır.
  6. Türkiye’nin MADDİ ve MANEVİ Kalkınması ve gelişmesi için projelerini hazırlamalı ve uygulama planları geliştirmelidir. Bunun için insan-sermaye-enerji-hammadde vs. kaynakların teminini planlamalıdır.
  7. Her türlü IRK-DİN-DİL-DÜŞÜNCE ihtilafının sebepleri ortadan kaldırılmalı ve Millet-Devlet kaynaşması için projelerini hazırlamalı, hazırlayanlar desteklenmelidir.